Image Hosted by Resim Ekle Resim Upload Sitesi ^^Blogcu'nun İncisi^^ - Blogcu

         Hayatta Hiç Kimse İçin Ağlamaya Deymez Ağlamaya Değenler Zaten Ağlatmaz,Eğer Ağlaman Gerekirse Başını Dik Tutki Gözyaşların Seni Ağlatan Kişi Kadar Alçaltmasın




^^Blogcu'nun İncisi^^

14/12/2007 - Düşündüren Sözler

Kategori: Felsefe
       FELSEFİK SÖZLER...                     
                               MySpace and Orkut Rose Glitter Graphic - 1
 
"Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir."
(Emerson)
"Boş bir çuval dik durmaz."
(Benjamin Franklin)
"Güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer."
(Tolstoy)
"İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler."
(Montaigne)
"Memleketin nasıl yönetildiğini anlamak mı istiyorsunuz;onun müziğine kulak veriniz. Nerede güzel eserlerden oluşmuş uyum vardır, orada adalet ve erdem hüküm sürer."
(Konfüçyus)
"Bütün günler ölüme gider, son gün varır."
(Montaigne)
"Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir."
(Pascal)
"İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır."
(V. Hugo)
"Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir."
(Cenap Şahabettin
"İnsanlar köprü kuracakları yerde duvar ördükleri için yalnız kalırlar."
(Newton)
"Söz ağzınızdan çıktımı size hakim olur. Söylemedikçe siz ona hakim olursunuz."
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/12/2007 - Resimler

Kategori: Resimler

ANLAMLI RESİMLER

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/12/2007 - Yaşam...

Kategori: Hikaye

MySpace and Orkut Fantasy Glitter Graphic - 3

YAŞAM NEDİR ?

Gökyüzünde dünyayı yaşarken sonsuz özgürlüğümle birlikte,
yaşamı arıyordum ne olduğunu bilemeden... Bir su damlasıydım, güneşin ışıklarında renklerle oynayan, karanlıklarda
yıldızlarla konuşan... Mutluydum rüzgarla birlikte
maviliğe savrulurken, mutluydum kuşlarla kanat çırparken,
mutluydum gökkuşağı olup renkleri saçarken...

Takılmışken bir bulutun peşine, görürdüm yaşayanları
yeryüzünde... Hepsi zamanla koşar gibi, hep bir şeylerin
peşinde... Bazen bir kuşun kanadına karışır,
uçardım onunla, rüzgâra karşı çığlıklarla birlikte.

Yaşamı sorardım kuşlara, nedir diye? Özgürlük derlerdi bana... Göklerde özgürce kanat çırpabilmek, rüzgâra baş kaldırmak. Ama
yağmur yağdığında özgürlükleri elinden alınır, ağırlaşan kanatları
daha fazla çırpınamazdı damlalar karşısında... Sığınırken bir kaya
kovuğuna, özgürlüklerini teslim ederlerdi yağmura, sessizce...

Karıştım bir gün yağmur damlalarının arasına, gücü hissedebilmek için...Toprağa karışmak istedim, çoğalmak istedim, azgın bir nehir olup akmak istedim, deniz olmak istedim, yaşamı bulmak istedim, yaşam olmak istedim... Terk ettim gökyüzünü güneşe veda edemeden... Altımda gittikçe büyüyen yeryüzü beni kendine doğru hızla çekerken daha da büyüdüm, çoğaldım. Koşmaya başladım bir an önce toprağa kavuşabilmek için. Yaşamı hissedebilmek için... Yaşam olabilmek için...

Toprağa ilk dokunuş, ilk sarılış... Sıcaktı toprak, gökyüzünün
olamadığı kadar... Beni sarmaladı şefkatle, beni içine aldı sevgiyle...
Sevdim onu... Seviyorum dedim yaşamayı seninle birlikte...Toprağın
derinliklerinde, karanlık sıcaklıklarda güveni hissettim... Zaman
geçtikçe büyüdüm, çoğaldım... Yerimde duramaz hale geldim...

Güneşi özledim... Yıldızlara merhaba demek istedim.... Terk ettim
toprağı. Sıcaklığını, şefkatini. Bir sabah çiçekler açarken gökyüzünü
gördüm yeniden... Öylesine mavi, öylesine sınırsız, öylesine özgür...

Aktım, gittikçe büyüyerek... Beni sarmalayan toprağa dokunarak
aktım... Nereye gittiğimi bilemeden... Sadece yaşamı ögrenebilmek
için aktım... Benimle çiçekler açtı ağaçlarda, topraktan otlar fışkırdı
delicesine... Ben onlara yaşamı sunarken, cevap veremediler bana
yaşam nedir diye sorduğumda... Büyümek istedim... Daha hızlı
akmak, denize kavuşmak istedim... Aktım gökyüzünün görünmediği
ıssız ormanların arasından, yıllardır kımıldamaktan korkan taşları
peşimde sürükleyerek, başkaldırırcasına ... Başakların rüzgârla dans
ettiği ovalara geldiğimde duruldum... Onları seyredebilmek için
yavaşladım... Sordum uçuşan kelebeklere yaşamı... Rüzgarla dans
mı diye?.. Cevap vermediler bana... Denizi aradım uzaklarda,
görebilmek için köpürdüm, taştım ona bir önce dokunabilmek için.

Sonra bir sabah, daha güneş ışıklarını serpmeye başlamamışken
dünyaya, uzaklarda maviliği gördüm... Gördüm orada canlılığı,
başkaldırmışlığı, hasreti... Kavuşmak istedim bir an önce, sarılmak
istedim... Koynuna girmek istedim bir sevgili gibi... Sevişmek
istedim onunla... Yaşamı istedim ondan... Dokunduğumda denize,
balıklar kaçtı benden, suyum karıştı denize... Bir oldum onunla...

Ufacık bir damlaydım, bulut oldum, toprak oldum, deniz oldum,
okyanus oldum. Kapladım dünyayı canlılığımla. Dalgalarla oynarken derinliklere karıştım... Derinliğin sessizliğinde güzellikleri
buldum... Yaşam gizlenmiş güzellikler midir diye sordum denize?
Cevap alamadım... İnsan olmak istedim... Yaşamın ne olduğunu
öğrenirim diye...Döl oldum genç bir erkeğin ateşli vücudunda...
Yıldızlı bir gecede can oldum bir dişiyle... Büyümeye başladım
içinde olduğum insana fark ettirmeden... Büyüdüm, büyüdüm...

Aynı toprak gibi sıcak ve karanlık bu yer bana güven verdi, huzur
verdi... Zaman geçtikçe, yerime sığamaz hale geldim... Güneşe
sarılmak istedim... Yıldızları görmek, denizle konuşmak istedim...
Yaşamı insanlara sormak istedim... Işıkla tekrar kavuştuğumda
özgürlüğümü hissettim yeniden... Küçük bir su damlasıyken
gezdiğim gökyüzünü yeniden görebilmek mutluluk verdi...

Büyüdüm zamanla... Diğer insanlarla birlikte, zamanla birlikte...
Sordum insanlara yaşam nedir diye?.. Cevap veremediler...
Bir gün aşık oldum birisine, neden diye sormadan kendime...
Bir kuş gibi özgürce, bir nehir gibi delicesine akarak,
bir deniz gibi sınırsızca sevdim birisini...
O zaman anladım ki;

                           YAŞAM SEVGİDİR... SADECE SEVGİ.

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/12/2007 - Kelebeğin Hikayesi

Kategori: Hikaye

                       MySpace and Orkut Fantasy Glitter Graphic - 2

 

 

Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında , küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.


Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.


Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü.


Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı.


Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.


Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadı.


Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey , kozanın kisitlayiciliginin ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın , Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kisitlayiciligindan kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.

Bu gerçeği öğrendiğinde , hayat boyu unutamayacağı bir şey de öğrenmişti: Bazen , hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey , çabalardır. Eğer Allah , hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalırdık . Olabileceğimiz kadar güçlenemezdik o zaman . Ve asla uçamazdık..

 

 

                     

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/6/2007 - Yalan Dünya

Kategori: Siirler

Öyle bir yerdeyim ki sevgilim kendimi ölüme teslim edecek kadar,
öyle duruma geldi ki bedenim isyan edecek kadar,
bu soğuk yağmurlu havada dışarı çıkıp bulutların isyanına eslik etmek istiyorum,
bulutların derdi başka, benim derdim başka,
ortak noktamız o herkesi ıslatıyor, ben ise gözlerimi.
Öyle bir yerdeyim ki hayati anlatacak, her şeyi haykıracak,
bir taraftan aşık olduğumu, bir taraftan isyan ettiğimi kaderime,
bazen düşünüyorum da aslında her şeyin yalan olduğunu,
insanların, gülün, sevmenin yalan olduğunu,
düşündüğümüz her şeyin aslında bir hayal olduğunu,
ve daha sonra hayalin gerçek veya yalan olduğunu beklediğimiz,
iste biz bu yalanlara eslik etmek için varız dünyada,
insanlar acımasız, nankör, ve soğuk olduğunu,
sevmenin çoğu insan tarafından alçaldığını, kullanıldığını,
güllerin gerçek sahiplerine verilmemesi ve solması,
iste biz bunlar için varız bunları görmek için,
nice acılar çektim bugüne kadar taraflı, tarafsız,
kaç geceler uykumda kıvrandım uyandım,
o tuhaf bir hırstı duymaktan korkardım,
ben hayati şiirlerim gibi sevdim,
ama hayat bana yalan söyledi, ( Şiirler yalan söylemez )
hani derler ya sevgilim benim sadık yarim kara topraktır,
iste bende öyle bir yerdeyim ki sevgilim sana oradan yazıyorum,
burada geçtiğim bir sınav var iyi, kotu,
burada verdiğim hesap var Allah için yaptıklarıma dahil,
ve bekliyorum gülüm sınavdan geçeceğimi değil, ardımdan gelecekleri,
işte böyle gülüm,
hayat denildiği gibi yalan ve öyle kalacak,
ve şu anda öyle bir yerdeyim ki,
neyin doğru, neyin yanlış,
neyin iyi, neyin kotu,
neyi sevip, neyi sevemeyeceğimi,
ve en önemlisi neyin HAK neyin HARAM olduğunu öğrenmeye geldim gülüm ...!!!

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/6/2007 - Paslı Gözyaşları

Kategori: Siirler

Buz kesmiş duvarlara yaslanmak güzel değil
Gelinlik beyazına bürünmüşken dağlar
Kader kendiliğinden gelmezdi
Kader neyse onu ben yazardım
Kirli gözlerimden akan kan kırmızısı
Paslı gözyaşlarım elimde damlalarca
İçinde boğulmak haram bana...

Omzumdan aşağı salınan derin bıçakalar
Üzerime yeni dakikalar kazıdılar
Son kez bakmam gerekiyordu aynaya
Kirli gözlerimle aşka bulmak için
Paslı gözyaşlarımı aynaya akıtmak
Zırıltılı sesler, tınılarla
Güneş yapmalıydım kendime
Yanlıştı evet yanlış
O paslı gözyaşlarımı kuruturdu
Bana yağmur, kar, ıslaklık, aşk gerekiyordu
Sulu sulu...

Deminlerden kalmıştı içimdeki acı
Gözler her zaman yalan söylemeyi bilir
Vazgeçmek istiyorsan
Gelinlik rengi güllerden
Parlak güneşte uzan ve bekle
Durgunluğunda nehirlerin
Dallar taşınıyor uzak kıyılara
Yolculuk ayaklardan başlıyor kuşlar sessiz
Geceler anlamsız, dakikalar sürgün
Bir sonraki dakikaya

Ağlamak garanti gözlerim kirli
Paslı gözyaşlarım buldu çiçekleri...

Maviliğine uzandım karanlığın
Gözler kapalı, damarlar çekik
Kuytuluğunda kayboldum bedeninin
O kadar derin olduğunu bilemezdim.

Yusyuvarlak taşlardan örülü
Derin ve yuvarlak kuyunun dibinde
Ağlıyorum kirli gözlerimle derinlerde

Kimse paslı gözyaşlarımı görmesin diye
Hayat durgun sözler anlamsız
Gözyaşlarım paslı...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/6/2007 - Vedasız Ayrılış

Kategori: Diziler

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/6/2007 - Yanımdayken Aradım Seni

Kategori: Siirler

Sen varken de aradım seni,
yokluğunda olduğu gibi,
belki seversin diye beni,
çözmeye çalıştım seni....

karanlıkta aradım seni, korkmadan,
soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan,
artık bıktım yokluğundan,
soruyorum seni, her tanıdığından....

sensizliği kaldıramam bilirsin,
bilirsin de nerdesin,
sen şu yarama tek çaremsin,
sen hergün ağlattığın yüreğimsin....

satırları senle doldurdum,
her geçene seni sordum,
hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum,
artık kalbime adını koydum...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/6/2007 - Şiirler Kalsın

Kategori: Resimler

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Yarin bambaska bir insan olacagim diyorsun. Niye bugunden baslamiyorsun?

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

eminedantelorgu
ozthaly
tezene
Aydin MERT
sohret1
beydabeyda
argira
thaliakardeslig2
herbirseyler
sevgisiir
birseyvar
1altin
irmawitchh
nilsu35
saclariniz
ayvaliklitur
35tur35
sahibindensatiliktir
sevimlipatiler2
 

 
 

 

cursor